trajik söylemler


eskisi gibi kitap okuyamıyorum ve bu durumu sanırım kabullendim. yapamadığım, başaramadığım her şeyin sorumlusu benim. bu hayattan ne istediğimi bilmiyorum, umutla umutsuzluk arası yine de bir şeyler bekliyorum, soğuk bir mermerin üzerinde uzanmış vücudum boylu boyunca iğnelenirken, ben -sadece-, sabırla, bekliyorum. sıradan insanlar gibi bir hayatım olacak, sıradan bir okul hayatım, sıradan iş arkadaşlarım, üzerine sıradan bir adamla evlenip, üzerine 2 çocuk yapıp hayatımı onlara adadıktan sonra bir gün damar tıkanıklığından TAK ölüp gideceğim diye, ödüm kopuyor. bu zinciri kırmak için neler yapabilirim? bu senaryoya ait değilim, bundan eminim. kendimi tanıyorum. ne istediğimi değil ama, ne istemediğimi biliyorum.
40 yaşına geldiğimde, üçlü koltuğa uzanmış bugün ne kadar çok hasta baktığımdan sızlanırken, eşimle birlikte televizyonda yalanlarını peşi sıra sayıp döken politikacıları mı izleyeceğiz? bunun üzerine konuşacağız bir de? geleceğimiz ne olacak, çocukların okulu, evin aidatı, doktora şiddet, bi taraftan toplumun beklentisi, baskısı, aman komşular ne der, geçen tatil senin annenleri ziyaret ettik bu sefer benimkilere gidelim, ha bi de çıkarken çöpü atmayı unutma?
ah, hayatım.....kim ne derse desin insanın içini ezen, burkan bir şey bu. hepimiz içten içe eleştirdiğimiz o anne ve babanın kopyası olacağız bir gün. bunu biliyorsunuz değil mi? içinde, derinlerde bir yerde bir ses var, sabahları sana bunları fısıldıyor. susturuyorsun, çünkü başka çaren yok. çünkü henüz bununla yüzleşmek için daha çok gençsin, alabildiğine dolu dizginsin, hazır fırsatın varken, sana bu şans tanınmışken, hayal kuruyorsun. bizler anne ve babalarımızın komik bir tekrarıyız sadece, o kadar. bir şeyler yapmaya çalışmış ama bir bok yapamamış: sele, çere, çöpe karışmış gitmişiz.
ve 21 yaşına girmeme birkaç hafa kaldı.
önümde ne bir mentorüm ne de yolu aydınlatacak bir rehberim var. her zaman olduğu gibi bu işte de yalnız başımayım. kendi zihnimin içinde kapana kısıldım ve elimden gelen tek şey birkaç fincan kahve içip benliğimin duvarlarına çarpmak.

Comments