Posts

Showing posts from 2017

anne, ben kimim?

merhaba, çocuklar. şu dönemde idrak ettiğim bir şey varsa o da gidişatını değiştiremeyeceğim şeyler hakkında endişelenmemem gerektiği. hayatımda oturttuğum taşlardan bir tanesinin bile yeri kontrolüm dışında değiştiği zaman neredeyse aklını yitiren bir kontrol manyağı olduğumu düşünürsek, bunu kabullenmem benim için küçük çaplı bir başarı bile sayılabilir. karşılaştığım her krizde ya da belirsizlikte olduğu gibi, evdeyim, mutfaktaki balkonda oturmuş geleceğimi kestirmeye çalışıyorum. süt ayarını bir türlü tutturamadığım kahvemin pürüzsüz yüzeyinde 30 yaşındaki halimin yansımasını izliyorum. neden mi 30? van gogh'un şöyle bir demeci vardı 30 yaşla ilgili, "her şeyin 30'da bitmiş olduğu doğru değil. fakat, yaşamın veremeyeceğini anladığın birtakım şeyleri beklememeyi öğrenmiş oluyorsun." balkonun tam karşısında, denizin ilerisindeki dağları aşmaya çalışıyorum. günleri, ayları, yılları bir bir atlıyorum. sonra yine başa dönüyoruz. 2017 yılının ağustos ay...

yolda

merhaba. aylardir buranin tozunu almiyorum. halbuki surekli yazacagima kendim dahil cevremdeki herkesi inandirmistim. subat 2017'den bugune kadar, oraya ya da suraya karalamis oldugum "seylerin" minik bir derlemesini yaptim. tam olarak bir isim, kategori bulamadim bu yaptigim seye. kesik cumleler toplulugu falan, olabilir mi? belki.  zorlamayalim ama bunu. birakalim daginik kalsin. simdi bir bakalim. 1: hayatimda hicbir duzenimin olmadigi bir periyotta sesli kitaplar'dan tolstoy-itiraflarim'i dinlerken yan sekmede kuzey isiklarini gorebilmek icin ne kadar paraya ihtiyacim oldugunu arastirdigim o gece 2: her seyin guzel olacagini bu kez benim ablama  soylemem 3: sabaha karsi hirpalanmis bir sokak kopegini sevip ileriye donuk planlar yaparken ayazin bileklerimi bicak gibi kesmesi 4:anatomi calisirken sabahladigim etut odasinda babami 6 aydir hic gormedigimi dusunurken isigin artik gozlerimi yakmasi 5: iki saatlik uykuyla dahi dinamikligimi, sabrimi, tah...